22 Nisan 2012 Pazar

SEVGİLİ DÜNYA



Sevgili Dünya,

Sana yaptıklarım için, yapamadıklarım için, yapmadıklarım için senden özür diliyorum.
Seni çok seviyorum. Senin üzerinde yaşadığımı, sensiz hiç birşey olamayacağını bilmeme rağmen sana yeterince değer vermediğimi ancak şimdi anlıyorum. Ama bunun için bana ne olur kızma çünkü ben zaten kendime değer vermiyorum ki; sana değer vereyim. Kendimi sevmiyorum ki; seni sevebileyim, kendimle barışmadım ki; sana barışı getirebileyim, kendimle huzuru, mutluluğu bulamadım ki; seninle bunu yakalayabileyim.
Bugüne kadar, bunları anlamamı sabırla beklediğin için, karşılıksız koşulsuz beni sevdiğin ve beni her halimle olduğu gibi kabul ettiğin için sana ne kadar teşekkür etsem azdır. Bana öğrettiklerin, bana sundukların sana verebileceklerimin yanında solda sıfır kalır biliyorum ama en azından ben de artık bastığım bu toprağın, soluduğum bu havanın farkında olarak yaşamayı seçtiğimi sana söylemek istiyorum. Biliyorum bu yeterli değil; sana yaptıklarımı telafi etmeye ama bir yerlerden başlamak hiç başlamamaktan iyi değil mi? Lütfen beni affet.

Ülker UZUN POLAT

19 Mart 2012 Pazartesi

DÖNÜŞÜMSEL NEFES TERAPİSİ HAKKINDA HERŞEY..

NEFES HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKEN HER ŞEY
At nasıl yuları ele alarak kontrol edilip, yönlendirilebilirse, hayat da nefes üzerinde kontrol sağlanarak yönlendirilebilir. Her mistik okulun idrak yolunda en önemli ve kutsal öğretisi, nefesin gizemini anlatmada ve kontrol etmededir.
Bunu ben değil, Sufizm’i Batıya yayan Hazret İnayet Han demiş.




Hepimiz nefes almanın ne kadar önemli ve hayati bir şey olduğunun farkındayız. Dünyaya geldiğimiz ilk anda aldığımız ve gene dünyadan ayrılırken verdiğimiz en son şey: NEFESİMİZ!
Yemek yemeden, uyumadan, su içmeden saatler geçirebilirken, NEFES ALMADAN sadece birkaç dakika yaşayabiliyoruz! Kısaca, nefesimizle içimize çektiğimiz yaşam enerjimiz ve soluduğumuz havadan aldığımız oksijen vücudumuzun en önemli ve vazgeçilemez enerji kaynaklarından biri.

Vücudumuzun yapı taşları olan hücrelerimize oksijen NEFES YOLUYLA alınıyor. Bedenimiz kendini nefes yolu ile yeniliyor ve yine yediğimiz yiyeceklerden, kullandığımız temizlik malzemeleri ve kozmetik ürünlerinden aldığımız toksinlerin büyük bir bölümü (%70) vücudumuzdan nefes yolu ile aldığımız oksijenle dışarı atılıyor.

Dahası, nefesimiz aracılığıyla yaşam gücümüzü alır, ruhumuzla ve evrenle bağlantı kurarız.

Düşünürsek, zaten tüm yaşam deneyimimiz ilk ve son nefesimiz arasında gerçekleşir. Bunun öncesinde ve sonrasında neler olduğu yoğun olarak tartıştığımız bir konu olsa da son tahlilde belirsiz ve bilinmeyen olarak kalır. Ancak şu da harika bir gerçektir ki, tüm doğu ve batı dinlerinde ve ruhani yaşam tarzlarında, nefes ilahi olana ulaşmakta en direkt ve en güçlü yol olmuştur.

Özetle, nefesimiz ve onu alış-veriş şeklimiz, hayatımızla ve onu yaşayış şeklimizle derin bir bağlantı içinde.. Çünkü nefes hayattır! Nefes olmadan hayat da olmaz!

Formül basit: NEFES = HAYAT

Bu demek oluyor ki, nefesimizle kendimize aktif olarak fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak iyi bir bakım yapabilir ve yaşam deneyimimizi her anlamda geliştirebiliriz.

Peki hiç düşündünüz mü? Nasıl nefes alıp veriyoruz? Tutuyor muyuz? Alabiliyor muyuz? Bırakabiliyor muyuz? Nefesimiz sığ mı? Derin mi? Kısaca nefesimizin farkında mıyız?
Ve eğer farkında değilsek, acaba hayatımızın ne kadarının farkındayız?

Mesela, ben ve siz de dahil olmak üzere, insanların çoğunun kısıtlı ve sığ nefes alma, nefesini tutma, verememe gibi değişik türden nefes alış-veriş alışkanlıkları olduğunu biliyor muydunuz? Ve bunların hayatımızın değişik dönemlerinde yaşadıklarımızla yakından ilgili olarak sürekli bir değişiklik ve değişkenlik gösterdiğini biliyor musunuz?

Açıkcası bizler nefesin zaten hep orada olduğunu düşünüyoruz ve nasıl, ne kadar aldığımızın; yeterli alıp almadığımızın öneminin farkında bile değiliz. Ancak tamamen açık bir diyafram nefesine sahip değilsek, sitemimize bizim ihtiyaçlarımız doğrultusunda çalışabilmesi için gerekli oksijeni veremiyoruz demektir.

Çocukluğumuzdan bu yana, nefesimizi çeşitli sebeplerle, türlü türlü olaylar ve durumlar karşında tutma alışkanlığı edinerek, farkında olmadan nefesimizi yani hayatımızı kısıtlıyoruz! Ve bunun doğal sonucu olarak, zaman içinde, toksinler vücudumuzdan daha yavaş atılır ya da atılamaz hale geliyor, vücudumuzun belli bölgelerinde yeterince oksijen alamamaktan kaynaklanan tıkanıklıklar oluşmaya başlıyor.. Günümüz yaşam koşullarının da stres ve hız gibi olumsuz katkılarıyla bu durum kısır bir döngüye dönüşüyor ve nefesimizi kısıtladığımız için tıkanıklıklarımız artıyor, tıkanıklıklar çözülemediği ve arttığı için nefesimiz daha da fazla limitlemiyor.

Kendinize sorun bakalım siz kendinizi sağlıklı ve enerjik; duygusal ve zihinsel olarak mutlu ve dengeli hissediyor musunuz? Mesela, her sabah yataktan nasıl kalkıyorsunuz? Biyolojik yaşınıza göre kendinizi nasıl hissediyor musunuz? Yapmanız gereken ve daha da önemlisi YAPMAK istediğiniz işleriniz için yeterli enerjiniz var mı?

Yoksa halsizlik, gerginlik, bitkinlik, konsantrasyon eksikliği, unutkanlık, enerji düşüklüğü, güçsüzlük, hastalık, ilaçlar artık kanıksadığınız bir hal mi aldı? Ağrı kesici, uyku ilacı, sakinleştirici, vitamin takviyeleri vb. bir takım ilaçları ya da içecekleri almadan her zamanki günlük hayatınıza devam edemiyor musunuz?

Yapılan araştırmalar Dünyada yaşayan insanların %90’ı solunum sistemlerinin %30’unu kullanmakta olduğunu söylüyor. Hayatımızda, travmatik ya da hoş bir şey olduğunda nefesimizi tutarız. Bilinç altımız bizi bu travma ya da kötü olayı hissetmekten korur. Bu anlık olarak belki iyi bir şeymiş gibi gelebilir ancak kısa bir an için bile olsa nefes tutarak o anın negatif enerjisi içimize girmesine ve hücre hafızamızda depolanmasına neden olur. Bu kısılmış kalmış enerjilerin hücre fonksiyonu ve sağlığı üzerinde etkisi büyüktür, bu da bilinçli yaşam deneyimimizi olumsuz yönde etkiler. Dahası zaman içinde nefesimizi tutma yönünde bir alışkanlık kazanmamıza neden olur. Bu da farkında bile olmadığımız halde bizim nefes paternimizi bozar.

Peki ne yapacağız? Nasıl bu döngüden çıkacağız?

Nefesimize farkındalık vererek ve bilinçli bir şekilde her gün 5-10 dakika nefes egzersizleri yaparak ve dönüşümsel nefes terapisi alarak ve her koşulda gerçekte sahip olduğumuz nefes alma yeteneğimizi kullanarak: yani diyafram nefesi kullanıp nefesimizi alış-veriş şeklimizi tam ve doğal hale getirerek!

Her zaman şunu hatırlayalım: Doğal olan her şey kolay ve kolay olan her şey doğru...
Nefesin mucizesi burada başlıyor. Bu bizim zaten bildiğimiz bir şey, sadece hatırlamamız gerekiyor hepsi bu...

Doğal nefesin yararları anlatmakla bitmez.
Her gün aldığımız toksinlerin yüzde yetmişi vücudumuzdan nefes ile dışarı atılıyor. Derin, tam nefes iç organlar ve karın kaslarına masaj yapıyor, güçlendiriyor. Diyafram nefesini öğrenen kalp hastaları kalp sağlıklarını önemli ölçüde iyileştirebiliyorlar. Yüksek tansiyon, endişe ve stres bilinçli nefes alma ile hafifletilebiliyor. Hücre yapısı içerisinde oksijen oranı yüksek kan hücre yenilenme hızını arttırıyor. Bağışıklık sisteminiz güçleniyor, hücreleriniz optimal hızda yenilendiği için yaşlanma prosesi geriliyor, bedeninizin kendi kendini iyileştirme süreci hızlanıyor.

Etkin ve doğal nefes almanın fiziksel faydalarının yanı sıra duygusal ve zihinsel faydaları da saymakla bitmez. Doğal nefes alıp vermeye geçmek,günlük hayatta stresi önlemede, dikkat eksikliği sorunlarında, motivasyon ve odaklanma sağlamada, gevşeme ve bırakmaya izin vermede, topraklanmada, yüksek iradeye erişim ve zihin-ego bakış açılarından özgürleşme gibi konularda da son derece etkili sonuçlar veriyor. Bizi yaşadığımız ana getirdiği için ‘Şimdi’ de olmayı ve zihnimizden özgürleşmeyi deneyimletiyor. Gerçek potansiyelimizi çıkartıp bize bunu yaşatıyor.

Kısaca nefes içten dışarıya doğru fiziksel, ruhsal sağlığınızı her anlamda geliştiriyor. Nefesimiz yaşamımızı nasıl yaşadığımızı doğrudan etkiler. Daha iyi nefes almak daha iyi bir yaşam, daha fazla enerji, sağlık ve denge sağlar. Bağlantılı ve akışkan bir nefes aracılığıyla bizi destekleyen yol gösteren ruhsal güçlerle bağlantıya da geçebiliriz. Melekler de bize nefes yoluyla ulaşırlar! zaten ne zaman başımız sıkışsa derin bir nefes almaz mıyız?

‘Ormanların ve vadilerin temiz havasını arayın işte orada, tüm bunların içinde hava meleğini bulacaksınız… Onunla birlikte derin ve uzun nefesler alınki nefes meleği sizin aracılığınız ile buraya aksın. Size gerçekten söyleyebileceğim bir şey var. Nefes meleği içinizde ve dışınızdaki temiz olmayan herşeyi silip süpürecek. Bu kutsal melek şeytan kokan ve temiz olmayan herşeyi tatlı bir kokuya dönüştürecek. Bu melekten geçmeyen hiç kimse Tanrı katına yükselemez. Gerçekten, herşey havadan ve gerçekten doğmalıdır. Çünkü bedeniniz dünya ananın havasını soluyor ve ruhunuz melek babanın gerçeğini soluyor’… İsa Peygamber.





--


NEFES ANALİZİ: Özgürce ve Dolu Nefes Alıyor musunuz? Nasıl bileceksiniz?
Bu bölümde hep birlikte nefesimizin nasıl olduğunu keşfedecek ve buna göre yapmamız gereken egzersiz tipini ve özellikle söylememiz gereken olumlamaları bulacaksınız.
Bunu anlamak için kendinize şimdi uzanabileceğiniz ya da rahatça oturabileceğiniz bir yer bulun ve elinizi göğsünüze bir elinizi de karnınıza koyarak normal bir şekilde nefesler alıp verin. Bunu yaparken nefesinizi mükemmel (!) almaya ya da normalde yaptığınızdan daha farklı şeyler yapmaya çalışmayın. Sadece nasıl nefes alıyorsanız o şekilde alın ve farkındalığınızı ellerinizin hareketinde tutun.
Hangi el önce, hangisi sonra hareket ediyor? Dahası ikisi de hareket ediyor mu? Alırken ya da verirken zorlanma, çenenizde kasılma ya da hissettiğiniz başka bir duygu, düşünce var mı?
Şimdi bu deneyiminize göre aşağıdaki bölümlerde anlatılanlardan hangisi size uyuyor onu bulun. İşte size tam bir nefes ve hayat farkındalığı!

GÖGÜSE NEFES GİTMEDİGİ ZAMAN (kalp bölgesi)
Bu kalbin, sevginin akışına, almaya ve ifadesine kapalı olduğunu gösterir.
Üst göğüs bölgesini açmak için nefesinizi verin ve almadan önce bekleyebildiğiniz kadar bekleyin. Nefes almaya direnciniz kırılana kadar bunu birkaç kez yapın.

“Sevmek benim için güvenli”
“Kalbimi açmak güvenli”
“Kalbimin rehberliğini almak güvenli”
“Teslim olmak, akışa bırakmak benim için güvenli”
Seviliyorum ve sevgi doluyum kalbim Allah’ın kalbi ve sevgi ve neşe ile dolu.
‘’Herkesi seviyor ve affediyorum’’
‘’sevgiyi açıkça ve tam olarak alıyorum ‘’
‘’Allah’ın sevgisinin tamamını almak güvenli’’
‘’Allah’ın sevgisinin bütününü kabul etmek güvenli ‘’
‘’sevgiyi almak güvenli’’
‘’şimdi evrende benim için var olan tüm sevgiyi tamamen kabul ediyorum alıyorum’’
‘’ evrende benim için var olan tüm sevgiyi tam olarak kabul ediyor ve alıyorum. şimdi ‘’


SIĞ VEYA TEMBEL NEFES

Kişinin kendine az değer verdiğini gösterir.

Kişinin kendine verdiği değer hakkındaki inanışının kişinin hayatına birçok etkisi olabilir. Kişi hayatına iyilikleri kabul etmede sorun yaşayabilir veya iyiliği filtre edebilir. Kendilerini ifade etmeye ve kendilerini kabul etmeye ihtiyaçları vardır.

Teknikler:

Birçok kez yavaş ve derin nefesler alın.

Olumlama:
“Kendi iyiliğimi istiyorum ve ben değerliyim”
Hak ettiğim iyilikleri kabul ediyorum.
Yaptığım her şey koşulsuzca kabul görüyor.
Ben evrensel düzen ve uyumum
Ben evrensel değerim. Ben değerliyim tüm iyilikleri kabul ediyorum


ÜST GÖĞÜS DIŞARIYA DOĞRU ŞİŞMİŞ VE SERT

Kızgınlık ve üzüntüye tutunmayı gösterir.

Nefesi tam olarak bırakmıyor olduğunuzu gösterir. göğüs bir şekilde aşağıya iniyor ama tam bir nefes veriş olmuyor demektir. Duygularınızı ifade etmeye izin verilmemiş olabilir. Üzüntü ifade edilmediğinde öfkeye dönüşür. Çene bölgeniz gergin olabilir, bu da bastırılmış öfkeye işaret eder. Bütün bunlar teslim olmanın ve kişinin kendisini ifade etmesinin güvenli olduğu hakkındadır.

“Öfkemi ifade etmek güvenli”
“Duygularımı hissetmek güvenli”
“İrademi ifade etmek güvenli”
‘’Duygularımı ifade etmek güvenli’’
‘’ Herkesi özgür bırakıyor ve affediyorum’’
‘’Bütünle bir olmak benim için güvenli’’
‘’Her şeyle bütün haline gelmek benim için güvenli’’
‘’taleplerimi ifade etmek güvenli’’
‘’Arzularımı ifade etmek güvenli’’
‘’İrademi ifade etmek güvenli’’


Alabildiğiniz kadar derin bir nefes alın ve nefesinizi bir iç çekişte olduğu gibi rahatça ve sonuna kadar yavaşça verirken, aynı zamanda tonlama (Aaaa sesi) söyleyin. Bu şekilde nefes verişlerinizi kontrol etmeleriniz engellenir.
Kaburgalarınızın hemen altına parmaklarınızı koyun ve nefes verişlerde hafifçe bastırın.

NEFESİN ORTA BÖLÜMDE (SOLAR PLEKSUS) OLMASI:

Güven sorunlarının olduğunu gösterir. Ruh realitesinden çok ego realitesinde olma halidir.

Nefes orta bölümde başlar ve aşağıya karnın altına genişleyemez. Göbek şişmiş ve gergindir. Bu kişiler her şeyi hatta nefesi bile doğru yapma ihtiyacı hisseder. “Eğer ben yapmazsam bu iş olmaz” inancına sahiptirler. İşlerin olması için yapmaya alışkındırlar ve rahatlamaya, teslim olmaya ve efor sarf etmeden nefese izin vermeye ihtiyaçları vardır.

Olumlamalar:
“Akışa ve Tanrı’ya kendimi bırakıyorum”
“Kalbim ve iradem bir”
“Gelmesine ve gitmesine izin ver, her şey bir şekilde halloluyor. Sen olması için bir şeyler yapmak zorunda değilsin”
‘’ Benim iradem ve tanrının ifadesi bir.’’
‘’Ben sevginin mükemmel ifadesiyim’’
‘’Yüksek iradeyi mükemmel bir şekilde ifade ediyorum’’


NEFESİN DALGALANMASI VE ORTA BÖLÜMDE OLMAMASI:

İrade ve kalbin ayrımını gösterir.

Nefes karışmıştır. Orta bölümde blokaj yüzünden iki farklı nefes var gibi gözükür. Kalp ve irade veya vücut ve ruh arasında bir ayrılık olduğundan kişi; biri ego diğeri ise ruhtan gelen seçimlerle belirlenen; iki farklı hayat yaşıyordur.
Parmaklarınızı solar pleksusa (göbek deliğinin hemen üzerine) koyun ve oradaki enerjinin serbest kalması için orada tutun.

Olumlama:
“Kalbim ve ben bir”
“Kalbimi izlemek güvenli”
‘’Benim ve Allah’ın talepleri bir bütün ‘’
Ben mükemmel dengedeyim
Teslim olmak güvenli. Teslim oluyorum. yok oluyorum ve Tanrı geliyor
Ben her zaman Allah beni nasıl yaratıysa öyleyim.
İhtiyacım olan her şey şu anda benimle birlikte bedenli olmak güvenli
Nefes almak güvenli
‘’ileriye gitmek güvenli’’
‘’ geri çekilmek güvenli’’
‘’ben mükemmel dengeyim’’
‘’zarafet ve kolaylıkla hayatta ilerliyorum ‘’


KARINDA HİÇ NEFESİN OLMAMASI

Derin suçluluk duygusu ve kendini yargılamayı gösterir. Zayıf, ayakları yere basmayan kişisel iradeyi, burada bu dünyada olmaya direnci simgeler.

Eğer nefes vücudun üst yarısına gidiyorsa bu durum kişinin fedakar bir gönül insanı olduğunu işaret edebilir. Kişinin ruhu veya yaşam gücü sanki tam olarak vücutta değilmiş gibidir ve kişi boşlukta gibidir. Sırtın alt bölgesinde ağrı, sindirim bozuklukları, erkeklerde prostat ve kadın hastalıkları belirtileri karına nefes alınmaması ile doğrudan bağlantılıdır. Alt karın bölgesi aynı zamanda yaratıcılığın merkezi ve bilinçaltı aklın bölgesidir.

Nazikçe kişinin karnınıza baskı uygulayın. Nefes aldıkça ellerinizin itilmesine izin verin.
Olumlama
“Kalbim ve iradem bir”
“Ben iyi ve güvendeyim”
“Rehberlik almak güvenli”
“Bu bedende olmak güvenli”
“Tanrının iradesi benim iradem”
“Kendimi tamamen affediyorum”
‘’ben alıcı eğilimli ve güzelliğim .’’
‘’yaşamı seçtim nefes almayı seçtim’’
‘’ ruhu biçim içine alıyorum.’’
‘’ ruhumu tam olarak ve özgürce biçim içine alıyorum’
‘’aklım yürekten sevgiyle dolu.’’
‘’ oyun,zevk ve gücü almaya açığım ‘’
‘’cinsellik almak güvenli’’
‘’yaratıcı ifademi alıyorum’’
‘’cinsel bir varlık olmak güvenli ‘’
‘’ erkeksi/ kadınsı doğa ve ifademi kabul ediyorum..’’
‘’kendi erkeksi/ kadınsı özümü ve izlenimimi seviyor ve kabul ediyorum’’
‘’Oyun, zevk ve gücü , bilgelik ve zarafetle özgürce ifade ediyorum’’
‘’cinselliğimi ifade etmek güvenli’’
‘’ mükemmel yaratıcılığı ifade ediyorum.’’
‘’ kendi erkek özümü ve izlenimimi seviyor ve kabul ediyorum.’’
‘’ mükemmel erkek ifadesiyim.’’
‘’erkeksi/ kadınsı yapımı seviyor ve kabul ediyorum’’
‘’erkeksi/ kadınsı özüm mükemmel ifade ediyor’’
‘’ toprağa bağlıyım ve topraklandım.’’
‘’bedenimin içinde olmak güvenli.’’
‘’kendim hakkında yalnızca nazik ve sevgi dolu düşünceler taşırım.’’
‘’kendimi koşulsuz seviyorum ve gerçeği biliyorum .’’
‘’kendimi seviyor ve affediyorum.’’



TIKANIK BOĞAZ:
Kişinin kendini ifade edemediğini gösterir.

Bu kişiler kim olduklarını ifade etmelerine izin verilmedikleri noktadadırlar. Uygulama sırasında gülebilir, öksürebilir veya bırakmaları gereken ifadeleri bırakabilir.
Nefes verirken bol bol tonlama (Aaa sesi) ve iç geçirme yapın.
Olumlama

“Nefes almak güvenli, nefes almak kolay
duygularımı ifade etmek güvenli”
‘’Kim olduğumu ifade etmek güvenli’’
‘’kendimi özgürce ve tam olarak ifade ediyorum’’
‘’ sevgimi ifade etmek güvenli
‘’Allahın sevgisini mükemmel ifadesiciyim ‘’
‘’ zevki ifade etmek güvenli ‘’
‘’Mükemmel yaratıcı ifadeyim’’
‘’ Gücümü ifade etmek güvenli ‘’
‘’gücümü merhamet ve bilgelik ile ifade ediyorum ‘’
Ben evrensel yaratıcı enerjiyim.



NEFES BIRAKIŞI KONTROL ETME:
Negatiflere tutunmayı gösterir.

Bu kişiler negatifliklerle nefeslerini tutarak başa çıkar. Tipik olarak karın bölgeleri oldukça gergindir. Bu nefes alış hacmini azaltır, çünkü nefes veriş tamamlanmadığından tam bir nefes alış için yer yoktur.
Nefesinizi verirken rahatlayın ve gerçekten bırakmayı ve tam olarak nefesi vermeyi isteyin. Nefes verirken kaburgalarınızın altındaki tam orta noktaya rahatlamak için basın. Teslim olana ve oradaki kas yumuşayana kadar o noktada kalın. Eğer o kasın yumuşamasını sağlayabilirseniz, nefes veriş rahatlayacaktır.
Direnci kırmak için, alabildiğiniz en büyük nefesi alın, bekleyin ve bırakın. Nefes verişlerinizde bol bol tonlama yapın.

Olumlama
“Bırakmak güvenli”
“Teslim olmak güvenli”
“Duygularımı ifade etmek güvenli”
“Kendimi ifade etmek güvenli”
“Teslim oluyorum ve Tanrıya izin veriyorum”
Geçmişi affediyorum ve bırakıyorum.
ben evrensel affediciyim.


KASILMIŞ ÇENE ve AĞZI KAPATARAK NEFES ALIŞI SINIRLANDIRMA
İyinin akışını filtreleme ve limitlemeyi gösterir.

Kişi ağzını kapatarak nefes alışını kontrol etmeye meyillidir. Dolayısıyla nefes alışı filtrelenir.
Kendinizi ifade etme yeteneğinizi; üzüntü ve öfke gibi güçlü duygularınızı bastırmış olduğunuz anlamına gelir.

Çenenizi rahatlatın isteyin ve çenenizi, ağzınızı tam olarak açın.
Tonlama yapın
Öfke ve kontrolü serbest bırakmak için bir yastığı yumruklayın.
Nefesinizi tam olarak boşaltın ve nefes almadan önce mümkün olduğu kadar bu şekilde kalın.

Olumlama
“İyiliğimi kabul ediyorum”
Almak güvenli
Kabul etmek güvenli
Her şeyi ve herkesi en çok da kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.
‘’kendimi ifade etmek güvenli ‘’
‘’kendimi açık ve özgürce ifade ediyorum’’


NEFESİ TAM VEREMEMEK:

Kişinin güven sorunu olduğunu, nefese teslim olmaya ve güvenmeye korktuğunu gösterir.

Göğüste hiçbir iniş-çıkış, hareket olmuyordur, çünkü kişi nefes verişte teslim olmuyordur. Tam olarak nefes verişi bırakmadığından tam bir nefes de alamaz. Bu bir güven veya bir sonra gelen nefese inanç sorunudur ve nefes konusunda bir panik hissi vardır. Kişi kendini çok hassas hisseder. Dolayısıyla kendisini güvende hissetmez.
Göğüsün rahatlaması için sırtını dikleştirelim ki, destek almak için karın kaslarını kullanmasınlar. Bu aynı zamanda kişi için daha güvenli bir alan yaratır.

Nefesinizi mümkün olduğunca yavaşlatın ve gerçekten rahatlayın ve nefesin tam olarak içine girmesine, çıkmasına (yapmaktan çok) izin verin.

Kasık bölgenizi serbest bırakmak için baskı uygulayın. Rahatlayıncaya kadar bu şekilde nefes alın.
Üst göğüs bölgesinin tutan kaslara da aynı şekilde nefes verirken basınç uygulayın.

Olumlamalar
“Nefes almayı hak ediyorum”
“Nefes almak güvenli”
“Nefes almak kolay”
“Kendime ve Tanrı’ya güveniyorum”
“Yeteri kadar alabilirim”

TUTULMUŞ NEFES
Kişinin bilinçsizce kaynağa dönüş isteğini gösterir. Bu kişiler genel olarak istenmeyen bebeklerdir. Hayatlarında kazalar oluyor veya yıkıcı/zarar verici alışkanlıkları vardır.

Bu bilinçsiz isteğinizin farkında olun. Kendinize izin verin ve elinizi karnınızın en altına koyun.

Olumlamalar
“seviliyorum ve kabul ediliyorum.
Ben değerliyim.
Bu dünya güvenli.
Bedenimde olmak güvenli
Güvendeyim.
Ben her zaman güvendeyim.
İhtiyaçlarım her zaman karşılanıyor
Kalbim ve iradem bir bütün.
Ben yaşamımdaki tek otoriteyim.
benim iradem tanrının iradesi


100 NEŞE NEFESİ:

Dakikada ortalama 20 kez nefes aldığımız düşünülürse, her gün 5 dakika, 100 kez aşağıda önerdiğim şekilde nefes alıp vermenizi ve bunu bir ay düzenli yaptıktan sonra, kendinizdeki ve nefesinizdeki değişimi gözlemlemek için tekrar yukarda anlattığım nefes analizini yapmanızı tavsiye ederim.
Bu egzersizde, ağzımızdan, diyaframımızı kullanarak, karnımızı şişirerek nefes alacağız. Böylelikle göğüs kafesimizi açıp, akciğerlerimizi tam kapasitede kullanacağız ve vücudumuza bol miktarda oksijen çekeceğiz. Alışlarımız uzun verişlerimiz kısa olacak ve bağlantılı (yani beklemeden) nefesler alacağız.
GENEL NEFES OLUMLAMALARI:
Bu olumlamalar bizlerin seanslarda kullandığı türden nefesimiz, kendimiz ve hayatla ilgili olumlamalar olup, sizlerde bunları nefesinize odaklanarak her gün yapacağınız 100 neşe nefesi egzersizleri sırasında kullanabilirsiniz.

Nefes almak kolay, zevkli ve sürekli… şimdi ve her zaman .
Nefes almak güvenli
Bedenim her yerini rahatlamanın güvenli olduğunu biliyorum Rahatlamak güvenli. Şu anda tamamen rahatlıyorum
Tamamen teslim olmak güvenli
Olan her şey neşe… Ve ben şu anda bu duygunun sonsuz ihtimallerini en detaylı şekilde yaşıyorum.
Ben mükemmel neşeyim.
Şu anda olan her şeyden zevk almak benim için kolay ve normal .
‘’Sevgimi ifade etmek güvenli’’
Kim olduğumu ifade etmek güvenli
‘’sevginin mükemmel ifadesiyim’’
‘’Duygularımı hissetmek güvenli’’
‘’kendimi anlıyor ve affediyorum’’
‘’geçmişi serbest bırakmak güvenli’’
‘’zevki sevinci almak güvenli’’
‘’yaratıcılık alıyorum şimdi’’
‘’gücümü almak güvenli’’
‘’gücümü tevazu/ alçak gönüllük ve zerafet ile alıyorum ‘’
‘’ sevgiyi açık ve tam olarak alıyorum’’
’mükemmel denge ve uyumum ‘’
‘’başkaları için sadece sevgi ve doğru düşünüyorum’’
‘’ kendimi (aklınıza gelen gelen ilk şey için ) affediyorum’’
‘’ kendim hakkında sadece yürekten sevgiyi düşünüyorum’’
‘’kendimi karşılık beklemeksizin seviyor,gerçekleri biliyorum.’’
‘’zihnim nazik ve sevgi dolu düşünceler ile dolu ‘’
‘’başkaları hakkında yalnızca sevgi düşünceleri taşır ve gerçekleri düşünürüm’’

Arzu edenler www.mimozayasam.com adresinden bu egzersizin sesli uygulamasını da indirebilirler.
Bu şekilde diyafram nefesini hatırlayacağınız gibi, düzenli yaptığında kendinizdeki canlılık, neşe ve enerjiyi de hissedeceksiniz.
Özellikle güne başlarken yapmanızı tavsiye ederim.

DÖNÜŞÜMSEL NEFES TERAPİSİ:


Bazen anlamadığınız şeyler işe yarar ve işe yaramalarının tek nedeni de anlamamanızdır! Osho.

Dönüşümsel nefesi sizlere biraz tanıtmak istiyorum :

Dönüşümsel nefes terapisi, ilk bölümde bahsettiğim nefes alma tekniğiyle, olumlamaların ve akupress uygulamasının, meleklerinin rehberliğinin ve yardımının, aynı zamanda Access-Bars tekniğinin sözlü proseslerinin bir birleşimi olarak tasarlanmış, vücudumuzda seans sırasında bir takım dönüşümlerin oluşmasına izin veren; bir terapi türü.

Nefes seansı almak sanki, yaşanılan kaosa, günlük hayatın keşmekeşine bir ara verip, bir kapı açıp, başka seçenekleri aramak gibi. Okullarda ders aralarına teneffüs denmesi boşuna değil. Teneffüs ???? yani ara vermek yani hava almak yani nefes almak… Türkçe’mizin güzellikleri işte…

Bize gerçek olduğumuz Olma halini en iyi nefes seansları tattırıyor. Orada gerçekte olduğumuz saf sevgi, ışık, huzur, mutluluk ve doyumu deneyimliyoruz.

Burada yapılan şey de 100 Neşe nefesindeki nefes tekniği ile tamamiyle aynı. Kısaca hatırlatmak gerekirse, ağızdan, diyaframımızı kullanarak, karnımıza nefesler alarak göğüs kafesimizi açıp, akciğerlerimizi tam kapasitede kullanmış oluyoruz. Alışlarımız uzun, verişlerimiz ise kısa, kendiliğinden ve doğal oluyor, tüm seans boyunca sadece alışımıza konsantre oluyoruz ve ara vermeden birbirini takip eden bağlantılı nefeslerle bedenimize, bol miktarda yaşam enerjisi çekiyoruz.

Nefesimizi açmanın hayatımızdaki anlamına gelince; nefes daha önce de bahsettiğim gibi zaten hayatımız ve içimizdeki yaşam enerjimiz Çinlilere göre çi ya da ki enerjisi…
Bu enerji vücudumuza oksijenle birlikte giriyor ve bu yüzden de az ya da kısıtlı alınması bizi ve yaşam kalitemizi derinden etkiliyor. Günlük olaylar sırasında yaşadığımız stres, korku ve endişelerle bir anda kendimizi nefesimizi tutarken bulma olasılığımız yükseliyor. Birde bakmışız göğsünüz bile kıpırdamadan sığ bir nefes alıyorsunuz. Hayatın içine tam giremeyen hayatı istediği gibi yaşamayan coşup eğlenemeyen bir insan haline gelmişiz. Vücut bölgelerine tam ve doğal akışında gitmeyen nefesin hayatınızda bir anlamı var. Örneğin kalp bölgenize oksijen gitmiyor ve siz hayatınızda aynı sevgi problemlerini yaşıyorsunuz. Örneğin beynimize oksijen gitmediğinde de unutkanlık problemi yaşıyoruz.

Seanslar tam da bunu önce fark edip sonra da açılım sağlamak üzerine kurulu. Bir seans yaklaşık 45 dakika sürüyor ve bu süre boyunca sürekli olarak aldığımız oksijen vücudumuzda pozitif bir enerjiye dönüşüp kimyasal bir reaksiyona giriyor.
Terapi sürecinde, oksijenin yüksek vibrasyon enerjisi, bu bahsettiğim özel nefes alma yöntemiyle, Elekto-Manyetik Frekansımızı (EMF) çok yüksek bir seviyeye çekiyor. Fizik yasaları doğrultusunda bu düşük enerjiler kalıcı olarak oksijenin yüksek vibrasyon enerjisine uyumlanmış oluyor. Bu enerjiyi ellerinizde ve ayaklarınızda uyuşma, karıncalanma olarak hissedebilirsiniz.

Bu esnada belli akupunktur noktalarına ve nefesinizin gitmediğini gördüğümüz tıkanıklık olan bölgelere parmak uçlarımızla basınç uygulayarak ilgili olumlamaları söyleyerek ; bedenimizi ve enerji alanımızı geçmişin her türden izlerinden temizlemiş oluruz. Nefes seansları sırasında olumsuz düşünceler ve bastırılmış duygular, doğal ve pozitif hallerine dönüştürülür, bu da daha fazla neşe, sevgi ve tümden bir iyi olma hali getirir; insanın kendinden memnun olma hissini açığa çıkarır.

Seans sırasında, nefesimizi açtığımızda ve bağlantılı hale getirdiğimizde, nefesimiz aktive olur. Bunun anlamı ise sanki başka bir şeyin bize nefes aldırdığıdır. Bu şekilde aktive olmuş bir durumdayken, daha yüksek bilinç formlarına bağlanabilir ve eğer buna teslim olursak mistik ve duygusal-zihinsel-ruhsal iyileştirici deneyimler yaşayabiliriz. Bu terapinin kurgusu, mucizeler prensibini hayata geçirebilmemize ve günlük hayatımızda daha yüksek bir bilinci deneyimleyebilmemize ve aldığımız her nefeste içsel rehberliğimizi hissetmemizi sağlayabilmek üzere tasarlanmıştır.

Yönlendirilmiş doğal nefes bastırdığımız ve çözümlenmesi gereken konuları da yüzeye çıkarır. Bol oksijenle birlikte bizleri engelleyen, kısıtlayan, çarpıtan, yanlış yönlendiren zihniniz devre dışı kalmış olduğundan olumlamaları ve tüm söylenenleri direk olarak kabule geçeriz. Bu da, aslında, bir çeşit “kuantum sıçraması”; çünkü kuantum felsefesine göre Evren’de her şey madde değil saf enerjiden oluşuyor ve enerji maddeyi etkileyebiliyor! Aslında madde dediğimiz de sıkıştırılmış yoğunlaştırılmış enerjiden başka bir şey değil ve her şey enerji.. Tabii düşünce de en güçlü, en yoğun enerji çeşidi ve maddeyi yani bizleri dönüştürebiliyor! Dolayısıyla düşüncelerimiz bizi değiştirebiliyor! Seanslar sırasında bizim söylediğimiz olumlamalar, düşünce gücüne dönüşüyor ve bu da hücre bazında kuantum sıçraması yaratıyor. Fakat evrende bir kararlılık yasası var; dolayısıyla her şey eski stabil haline geri dönmek zorunda ve kuantum sıçramasını yaşadıktan sonra geriye döndüğümüzde ortaya çıkan enerji de seansa başlarken niyet etmiş olduğumuz oluşuma gidiyor.


Doğal nefesin gün boyu bilinçli ve sürekli kullanımı, çok boyutluluk ile ilgili bir farkındalık yaratır ve odağımızı gözlemci moduna getirir. Nefesin sürekli kullanımı evrimimiz için bilinçli bir hızlandırıcı yaratır. Dönüşümünüzün içinden istediğiniz kadar hızlı ya da yavaş geçebilirsiniz. Direncin rahatsızlığa neden olduğunu hatırlayın sadece. Nefes, nazik ve fakat güçlü bir öğretmendir.

Bu terapide hissedilen, yaşanan her türden şey için, bir Tibet ritüeli: Bardo Thodal’a yapılan benzetmeyi kullanmak istiyorum:
“Rahatla ve sessiz ol. Kendi merkezini bul ve orada dur. Bedeninin başına ne gelirse gelsin, oradan ayrılma. Yalnızca olup, bitene tanık ol !
Neler olacağını biz değil, melekler bile bilmiyor bence. Hiç bir seans diğerine benzemiyor ve her biri çok özel. Her birinde hayatınızın her alanında izin verdiğiniz her şey için açılım ve dönüşüm yaşayabiliyorsunuz. Bu tamamiyle size bağlı...

Seans sonrasında kendiliğinden kişi meditatif bir hale geçiyor ve birliği, tamlığı, akışı deneyimliyor. Meditasyon sanıldığı gibi, rahiplerin, bu dünyadan elini eteğini çekmiş kişilerin yaptığı bir rituel değil, her birimizin hayatına alması gerekli olan bir ihtiyaç! Ruhumuzu, öz benliğimizi hissedebilmenin yolu meditasyondan geçiyor. Anın güzelliğini yaşamayı hatırlamak için de meditasyona hayatımızda yer vermemiz gerekiyor. Nefes seansları bize kendiliğinden bu deneyimi de yaşatıyor.

Seans bitiminde toksin atılımı devam ediyor. Bunu desteklemek için de, seansı takip eden 24 saat içinde bol miktarda su içmenizi öneriyoruz.

Sonuç:
Fiziksel olarak; arınmış, toksinlerden temizlenmiş, neşe, canlılık, zindelik dolu, enerjik, sağlıklı ve canlı bir beden;
Zihinsel olarak; net, dingin, hızlı ve doğru karar alabilen, AN’ı yaşamanın güzelliğine ve Düşünce-> Madde Dönüşümünün gerçekleşmesine olanak sağlayan zinde bir zihin;
Ruhsal olarak; özüne ulaşmış, kendi ile buluşmuş, Yüksek Bilinç Seviyesinden Hayatı Algılamaya başlayan, Yaratıcı Güçle & Özle Bağlantı olan, Birlik Bilinci ve Koşulsuz Sevgi, Işık, Bolluk, Bütünlük, TAMlığı deneyimleyen bir ruh
kısacası NEFES her boyutta işe yarıyor!!!

Seanslar sonrasında bizler, üst benliğiyle daha kuvvetli temasa geçtiğimiz için yaşam amaçlarımızı gerçekleştiren ve farkındalığı artmış bireyler olarak yaşamı daha üst bir bilinç noktasından algılamaya ve tam kapasiteyle yaşamaya geçiyoruz. Kafa karıştıran ‘seçenekler’ ortadan kalkınca, her zaman, her yerde ne yapacağından, nasıl davranacağından emin olan, iç sesi kuvvetli, yapmak istediklerinizi yapan, olmak istediği yerde olan, söylemek istediklerini özgürce ve zarafetle ifade eden bireyler haline geliyoruz ve yaşamlarımız da daha da kaliteli ve dengeli oluyor.

Son olarak gene İnayet Han’dan yaptığım bir alıntıyla bu bölümü bitirmek istiyorum:
‘Tanrı arayışı, ruhun olgunluğunun doğal bir sonucudur. Ruhta, ulaşılamayana hasret hissi doğuran bir arzunun uyandığı an vardır. Ruh o yolu izlemediğinde, yaşamın içinde var olan bir şeyi; yaratılıştan gelen özlemi ve onun içinde yatan nihai tatmini kaçırır.’

Siz de bu doyumu arıyorsanız, bunu çoğu insan gibi nefeste bulacağınızdan emin olabilirsiniz.

5 Ocak 2012 Perşembe

Chant d'Unification- Elmas Çekirdek

RUHUN EVRİMİ - BAŞ MELEK MİKAİL

"RUHUN EVRİMİ "
Ronna Herman kanalıyla aktarılmıştır, LM-01-2012


Sevgili üstatlar, tüm Yaradılışı kapsaması için Sevgi/Işık kapasitenizi genişletmelisiniz: doğa Sevgisi, Hayvan Sevgisi, insanlık için Sevgi, algıladığınız düşmanlar için Sevgi, en önemlisi Benlik Sevgisi. Çünkü Özünde, tüm Yaradılış sizin bir parçanızdır ve siz En Yüce Yaratıcı'nın bir fasedisiniz. Tanrı Bilincinin genişlemesi aura alanınızın genişlemesiyle - Işık Işınımınızın genişlemesiyle - sonuçlanır. Zamanla, daha çoğunuz o kadar güçlü ve geniş bir ışınım geliştireceksiniz ki, bunun etrafınızdakiler - ve en sonunda Dünya ve tüm insanlık - üzerinde pozitif bir etkisi olmaya başlayacak. Oldukça fazla sayıda daha ileri Ruhlar zaten önceden bu yeteneği kazandı. Ancak, kendinizin olarak sahip çıkmadığınız şeyi iletemeyeceğinizi hatırlamalısınız. Ayrıca, şunu hatırlayın: Dünya üzerindeki misyonunuzun önemli bir parçası alt boyutların Işığını güçlendirmektir. Ruh bilincinin genişlemesi aura alanının hem yoğunluğunun hem de etki kapsamının genişlemesiyle sonuçlanır.

Yoldaki bir aday hem dışsal hem de içsel dünya eğitimine odaklanmalıdır. Etrafınızda gerçekleşen şeylerin bilinçli bir gözlemcisi olmaya gayret etmelisiniz. Günlük yaşamdaki fiziksel olayların odaklanmış farkındalığı ile tam olarak meşgul olmak için kendinizi eğitmeniz, ayrıca maruz kaldığınız uyumlu ve uyumsuz frekans kalıplarını işleme tabi tutmayı öğrenmeniz çok önemlidir. O zaman uygun eylemi yapmalısınız. Kendinin üstadı olmayı ararken, duygusal ve zihinsel disiplin uygulamak da çok önemlidir. Dünyaya ve hayatın deneyimlerine sırtınızı dönmemelisiniz, onlarla kafa kafaya yüzleşmelisiniz. Ancak, hayatı yüksek bir bakış noktasından görmeyi öğrenmek çok önemlidir. Büyük resmi görmeye ve küçük hikaye dramalarına dolanmamaya gayret edin.

Mantık fiziksel zihinsel bedenin ve zihninizin bir işlevidir. Hatırlayın, kendi gerçeğiniz olarak kabullendiğiniz bilgi veya teoriler, ortaya çıkarılmış bilgiden bilgelik kazanmak için deneyimlenmelidir. İlham Yüksek Benlik ve Kutsal Zihin tarafından sağlanır. Kutsal Zihninizin ve Kutsal Kalbinizin itkilerine veya Yüksek Benliğinizin hakim olan fasedinin girdilerine dikkat etmeyi öğrenmelisiniz, çünkü yüksek alemlerin Varlıkları ile iletişim kurmayı ve kozmik bilgelik elde etmeyi bu şekilde kademeli olarak öğrenirsiniz.

Başlangıçta, uzmanlaşmış grup spiritüel rehberler ve koruyucular ile ve bunların aralarında iletişim vardı; ancak, zamanla bu armağan veya yetenek kayboldu. İnsanlık materyal bilince daha derin battıkça, onlar beş duyunun duyumsamalarına batmış hale geldiler ve bilincin yüksek alemleri ile bağlantı duygusu için içlerine dönmeye giderek son verdiler. Üçüncü ve dördüncü boyutlar parlak ve berrak değildir. Sisli ve puslu bir örtüşme vardır. Bu ortamda var olan o Ruhlar bunu kavramazlar, çünkü bu onların alışmış oldukları farkındalık halidir. Alt üçüncü/dördüncü boyutların realitesi, sizi farkındalığın saf Işığına geri yönlendirecek olan yolu ebediyen aradığınız belirsiz bir labirentin içinde var olmaya benzetilebilir. Sizler dördüncü boyutun orta - alt seviyelerine girerken ve her bir yüksek alt - seviyeyi geçerken dünyanız daha hafif ve parlak hale gelirken bu sis giderek çözünmeye başlar. Işığın derslerini almak için, dördüncü boyutun en azından beşinci alt - seviyesine uyumlanmak üzere bilincinizi yükseltmelisiniz. bu Alt - Evrensel deneyimde, her bir boyutun yedi alt - seviyesi vardır, birinci alt - seviye en düşük/en yoğun olandır ve yedinci alt - seviye en yüksek ve en ince/saf olandır. Üstatlar ve rehberleriniz sizinle yarı yolda buluşmaya isteklidir; ancak, sadece çok nadir durumlarda kendi frekanslarını aşırı dualitenin yoğunluğuna düşürürler, çünkü bu onlar için çok rahatsız edicidir.
Ego fiziksel benliğin fasedidir; zamanla kimlik ve bireysellik duygusu geliştirmenize yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Dışa odaklı bir zihin ego tarafından yönlendirilir. Yanlış yönlendirilmiş ego - benlik, ayrılığa, korkuya, bencilliğe ve kıtlığa dayanan bir realite olan materyal planın yanıltıcı inanç sistemini yaratmada etkili idi. Zihinsel ufkunuzu genişlettikçe, kendini sınırlama algısının engellerini yıkmaya başlarsınız. Zihin genişlemesi beynin üst boyut seviyelerinin uyuyan hücrelerini aktive etmeyi ve Kutsal Zihninizin bilgeliğine erişmeyi kapsar. Körce itaat aydınlanma için gerekli değildir, çünkü Kendinin Üstadı olmak ve kişisel gerçekleriniz size ifşa edilirken ve kalp monitörünüz tarafından doğrulanırken, kişisel gerçeklerinizi yaşamak için gayret ediyorsunuz.

İnsanlık Ruhsal ve hücresel bir uyanışın ortasındadır. Dördüncü boyutun yüksek seviyelerinin ve beşinci boyutun alt seviyelerinin titreşim kalıplarına ilerlerken, hücreleriniz, eterik bedeniniz ve aura alanınız hızlanmış bir arınma sürecine başlar. Bu süreç kolaylaşır ve en sonunda Yüksek Benliğinizin birçok fasetlerinin yüklenmesiyle ve Işık Bedeninizin kademeli yeniden düzenlenmesiyle sonuçlanır. Odağınızın tek noktada ve berrak olması için her an dikkatli ve farkında olun. Giderek kendine güven ve emniyet duygusu, her şeyin iyi olduğu ve böyle kalacağı bilişini geliştirirsiniz.

Ruh, Tanrısal Benliğinizin veya BEN'İM Varlığınızın kırılıp yansıyan bir uzantısıdır. Ruh yüksek Kutsal Zihne ve Spiritüel İradeye bağlı olan sağ beyin sezgi bilincini kullanır. İçe - odaklı bir zihin Ruhsal Benlik tarafından yönlendirilir. İnsanlık yanlış kullanımdan körelmiş olan süptil, ince duyumları geliştirme sürecindedir. Yüksek sezgi zihinsel duyuları ve İlahi bilgeliği geliştirmek için gayretli bir şekilde çabalarken, temel, çoğu zaman bozulmuş fiziksel duyuları geçmelisiniz. Duygusal doğanızı kontrol etmeyi ve düşüncelerinizi sürekli olarak Işıkta tutmayı öğrenmeniz çok önemlidir.

Tanrısal Benliğiniz veya BEN'İM Varlığınız sizin orijinal Öz Zekanızdır, Evrensel veya Alt - Evrensel deneyim içinde ilk bireyselleşmiş kimliğinizdir. Bu Alt - Evrensel deneyimin içinde, BEN'İM Varlığınız sizin ilk on iki Ruh parçalarınızı veya Ruh uzantılarını yarattı. O zamandan beri, Tanrı Özünüz sayısız kez kırılıp yansıdı (ışığın kırılması) ve ayrıldı. Sizler şimdi, Kutsal Benliğinizin daha büyük, daha dinamik ve geniş versiyonuna ilerleyebilmeniz için, bu Alt - Evren içindeki Kutsal Benliğinizin tüm çoklu fasetlerini geri isteme (çağırma) sürecindesiniz. Bunu gerçekleştirmenize yardımcı olmak için, Elmas Çekirdek Tanrı Hücreniz ve kişisel Yaşam Çiçeği Yaratıcı Çarkınız, bu Alt - Evrensel deneyim için Tanrı Bilincinin On İki Işınının tam ölçeğini içeriyor. Bunlar, bu Alt - Evren için kendi TAM SPEKTRUM KUTSALLIĞINIZA her zaman erişmeniz için tasarlanmıştı. Göreviniz bu Işınları aktive etmek, Işınların içerdikleri Tanrı niteliklerini ve özelliklerini bütünleştirmek ve sonra bu nitelikleri ve özellikleri en yüksek hayır için kullanmaktır. Ruhun ne olduğu, nasıl işlev yaptığı ve nerede oturduğu ile ilgili hala çok fazla karışıklık var. Yüksek Benliğinizin birçok fasetleriyle yeniden bağlanma karmaşık sürecini anlamanız çok önemlidir. Ayrıca çoklu Yüksek Benlik parçaları (bölümlenmeleri) [sadece tek bir tane değil, birçok Yüksek Benlik parçalarınız var] ve Benliğin bu çoklu fasetlerini bütünleştirme süreci ile ilgili size verdiğimiz daha derinliğine öğretiler hakkında berraklık kazanmanız da önemlidir. Bu nedenle, RUHUN EVRİMİNİN bu en önemli sürecinin daha ileri açıklamasının zamanı olduğunu hissediyoruz:




Elmas Çekirdek Tanrı Hücrenizin içinde başlangıç noktanızdan gelen tam Benlik - kavrayışının kristal, Hafıza Atomunu taşıyorsunuz. Bu, yaşamış olduğunuz her hayatın önemli bölümlerinin çok kısa bir görünüşünü, öğrenmiş olduğunuz büyük dersleri ve bu evrende yolculuk yaparken mükemmelleştirdiğiniz yetenekleri içerir.
Ruh, Tanrısal Benliğinizin veya BEN'İM Varlığınızın bir uzantısıdır. Ruh ne Can ne de maddedir. O bir kristal, Kutsal Ateş, Hafıza Tohum Atomudur, bu Alt - Evren deneyimindeki yolculuğunuzu kaydetmek için programlanan saf Işık Özünün bir parçasıdır. Sizinle Baba/Anne Tanrımız ve en sonunda En Yüce Yaradan arasındaki bağlantıdır.
Kişisel Ruhsal Benliğiniz, bu yaşam için, Elmas Çekirdek Tanrı Hücrenizin bir fasedi olarak Kutsal Kalbinizin içinde oturur. Ruhunuzun her yüksek frekanslı fasedi Kendi Hafıza Tohum Atomlarına sahiptir. Belirli bir faset sizin ÜstRuhunuz (OverSoul) olarak Ruh Yıldızınızda oturduğu zaman, Kendi kişisel titreşim kalıp anılarını, Elmas Çekirdek Tanrı Hücrenizin içindeki Hafıza Tohum Atomuna ve ayrıca bedenlenmiş Ruhsal Benliğinize kademeli olarak gönderir. Öncelikle, Kutsal Zihninizdeki uygun Hafıza Tohum Kristallerini aktive eder. Frekanslarınız bunları barındıracak kadar genişlerken, Elmas Çekirdek Tanrı Hücrenizde rezervde tutulan Hafıza Tohum Kristalleri aktive edilir. Bu şekilde, tüm Ruhsal parçalarınızı/bölümlerinizi bütünleştirirken, en sonunda bu Alt - Evren için BEN'İM Varlığınızın bilgeliğinin, yeteneklerinin, pozitif anılarının ve deneyimlerinin hepsine erişme yeteneği kazanırsınız. Sizler Tanrı Bilincinin çok boyutlu seviyelerini geçerken ve Kutsal Benliğinizin daha fazla fasetlerini bütünleştirirken, bu süreç kendisini tekrar tekrar yineler.
Özünüzün Kutsal Kalbini, Elmas Çekirdek Tanrı Hücrenizi ve Yaratıcı Özün Kristal Tohum Atomunuzu ebediyen aramak için programlandınız.

Özel olarak zamanlanmış sıklıkta, farklı ırklar ve alt - ırklara enkarne olan ve taze fikirler getiren, yeni nitelikler ve vasıflar aşılayan özel, eşsiz Varlıkların küçük grupları her zaman var olmuştur. Bu ileri Varlıklar kendileri örnek olarak bilgeliklerini, yüksek bilinçlerini ve özel yeteneklerini konuşma aralarında verdiler ve ayrıca insanlığın DNA kodlarını yükseltmek için insan türlerinin seçilmiş üyeleri ile fiziksel olarak birleştiler. SİZLER O ÖZEL ZAMANLARDAN BİRİNDE YAŞIYORSUNUZ.

Dördüncü boyuta "geçiş realitesi" adı verilebilir, çünkü burası geçmişin tüm ön koşullanmalarını bırakmaya başladığınız yerdir. Dördüncü boyut aleminin doğası daha duygusaldır ve bundan dolayı, kalp ve hissetme doğası büyük odaktır. kadim insanlar dördüncü boyuta Maya veya illüzyon alemi adını verdiler. İnsanlığın kollektif kitlesel bilinci dördüncü boyutun alt üç seviyesini doldurur ve insanlar kademeli şekilde içe dönmeye ve Ruhsal Benliklerinin dürtüklemelerini dinlemeye başlayıncaya kadar, insanlığın çoğunun zihinsel olarak var olduğu yer burasıdır. Ego arzu - bedeni bu alemin master manipülatörüdür ve kişiyi duyular ve dışsal zevk araçları vasıtasıyla daha fazla tatmin ve mutluluk araması için sürekli olarak zorlar.

Dördüncü boyutun yüksek alt - seviyelerine ilerledikçe, İçsel Güç Potansiyelinize erişmeye başlarsınız. Madde daha akışkan hale gelir ve bu nedenle arzu ettiğiniz şeyi tezahür ettirmek daha kolaylaşır. Bu nedenle kesin olmayı ve düşüncelerinizi berrak niyetle odaklamayı öğrenmelisiniz. Disiplin altına alınmış bir zihin düşünce zincirlerini doğru düzende bir araya getirir. Dağınık düşüncelerin ilerlemenize zarar verdiğini anlamanız çok önemlidir. Şimdiki anda - ŞİMDİ anında - yaşamak Kendinin - Üstatlığını elde etmede kritik bir unsurdur. Aydınlanma yolunu başarılı şekilde geçmek için zihinsel çaba gereklidir. Sizler içgüdüsel beyin/zihin aleminden çıkıp yüksek zihnin alemine girerken, giderek, geçmiş olaylar hafızanızın iyi bir bölümü solup gitmeye başlar. Kendinin üstatlığının önemli özellikleri odaklanmış gözlem yetenekleri ve düşüncede, sözlerde ve eylemlerde zararsız olmaktır. Yoldaki bir adaya olarak, daha da büyük kozmik gerçekler size ifşa edilir. Ancak, zamansız bilgeliğin daha küçük prensiplerinin, bilinçte yükselişin hiç bitmeyen döngüsünde varoluşun sonraki seviyesinin eşsiz kurallarını, yasalarını ve gerçeklerini bütünleştirmek üzere sürekli olarak genişlediğinin farkında olmalısınız.

Zihin vasıtasıyla ruh ve beyin arasındaki iletişim kanalını açık tutmalısınız. Bu, Epifiz Bezinin yavaş yeniden aktivasyonunu ve beynin arka kısmında, başın tacına yakın yerleşik olan Kutsal Zihne portalın açılışını başlatır. Kutsal Zihin en yüksek dördüncü boyut alt - seviyeleri ve beşinci ve altıncı boyutsal seviyelerin tümü, yedinci boyut frekanslarının/verilerinin küçük bir kısmı ile rezonansa girer; yedinci boyut frekansları/verileri, bu Alt - Evrensel deneyimde insanlık için olası en yüksek seviyeleri geçme yeteneğini elde ettiğiniz zaman, gelecekteki kullanım için ayrılmıştır. Ancak, kozmik bilgeliğin bu deposuna erişmek için kendi titreşim kalıplarınızı kademeli olarak artırmalısınız.

Kutsal Zihin ve Kutsal Kalp materyal dünya maddesinden yapılmamıştır; bunlar bilimsel araçlar ile belirlenemeyen çok ince, eterik Işık maddesinden oluşur. Ancak, bunlar fiziksel bedeninizin herhangi bir bölümünden daha gerçektir. Çünkü Kutsal Zihniniz, Kutsal Kalbiniz ve Elmas Çekirdek Tanrı Hücreniz arasındaki bağlantıyı yeniden oluşturduğunuzda, Adamantine parçacıklarının sürekli bir akışı olur, ayrıca Hafıza Tohum Atomlarınızın içinden gelen ve RuhÜstünüz/Yüksek Benliğinizden gelen uygun, ileri bilgilerin akışı olur. Tanrı Bilincinin Üçlüsüne yeniden bağlanmanın bu kadar kritik olmasının nedeni budur: Kutsal Zihin, Kutsal Kalp ve Elmas Çekirdek Tanrı Hücrenizin tüm fasetleri.

Sizler beşinci boyutun titreşim kalıplarına girerken, hücreleriniz, eterik bedeniniz ve aura alanınız hızlanmış arınma sürecine başlar. Beşinci boyutun en alt seviyesinde dinginlik başlar ve üssel olarak kuvvetlenir. Tanrısal gücü ve bilgeliği elde etmek, insanlığın kollektif bilincinin muazzam inanç kalıplarının ötesine geçmenizi, Yüksek Benliğinizin bir çok fasetleri vasıtasıyla kozmik bilinciniz ile uyumlanmanızı gerektirir. Aydınlanma yolunu başarılı şekilde geçmek için duygusal istikrar ve zihinsel çaba gerekir. Beşinci boyuta ve üzerine uygulanan DENGE yasası vardır.

Kısaca, altıncı boyut ölümsüzlük boyutudur ve sizler bu Alt - Evren içinde Ruhsal potansiyelinizin en yüksek seviyelerine yeniden bağlanırken büyük ölçüde genişlemiş Ruhsal bilinçtir. Yedinci boyut bu Alt - Evrensel deneyim içinde insanlık için son evrimsel sınırdır. Sekizinci boyutun ilk alt - seviyesi (frekansı en düşük olanı) SONSUZLUK KAPISIdır, yüksek frekansların daha fazlasını bütünleştirme yeteneğini elde ettikçe bu sonsuzluk kapısına erişebileceksiniz. Her bir yüksek frekans seviyesine erişme yeteneği kazındıkça, damla damla akıtma etkisi başlatılır, bunun sayesinde daha ince, daha saf Tanrı Işığının küçük miktarları kişisel Işık sütununuza akmaya başlar, böylece aura alanınıza ve Ruhsal Şarkınızın canlılığına Işık ekler.

SONSUZLUĞUN ORTASINDA YAŞADIĞINIZI HATIRLAYIN, CESUR OLANLARIM. Size getirdiğimiz bilgelik mesajları daha fazla kurallar koymak veya yeni dogma yaratmak için değildir. Niyetimiz kalplerinizi sevgiyle tutuşturmak ve önünüzdeki olağanüstü geleceğin kısa bir görüntüsünü vermektir. Size rehberlik yapacağım, yönlendireceğim, ilham vereceğim ve sizi koruyacağım, Baba/Anne Tanrımızın ebedi sevgisini her birinize yayacağım.

Ben Başmelek Mikail'im.

www.ronnastar.com
(Çeviri: Saffet Güler)

Ezber Bozduran sonrası :)

Fly me to the moon let me be among the stars..

Anahtarını kaybettiğim bir kapının önünde nasıl olacakta diğer tarafa geçeceğim diye düşünürken önüme gelen bir kitap sayesinde bu kadar kısa zamanda bukadar uzun katettiğim yol... ben bile inanamıyorum hala.
Bu yolculuğa ne zaman çıktığımı hatırlamakta bile zorluk çekiyorum, zaman ve mekanı gerçekten yok sayarak ... bir gezgin yorgunluğu var üstümde ama enerjim çok yüksek daha görmediğim o kadar yer koklamadığım o kadar çiçek ve tadına bakmadığım o kadar meyve varki...
Biliyorumki  bu güne kadar gelenler  gibi yeni gelecek olanlarda tesadüf olmayacaklar... klişe sonuç cümlemizi söylemeden olmaz J
Benim gerçek yolculuğumun başlangıcından tam 12 yıl geçti aslında fakat hayatın getirdikleriyle diyelim ki bunu istemiş olmalıyım bu yolculukta uzuuun dinlenme molaları aldım kendimi bulma yolunda. Halbuki o mola dediğim zamanlar asıl dönüşüm noktalarıydı benim için ama ancak şimdi farkedibiliyorum bütün olanları. Ve içimde affedemediğim , kabullenemediğim herşeyin aslında beni bir basamak yukarıya çıkmak için düzenlenmiş bir oyun olduğunu.
Onca yıl o meditasyon senin bu dizimleme benim şeklide gidip gelirken bir secret la başlayan kuantumcular haydi hoppa diyerek yeni bir defter açıldı bol özlü sözlü etrafta. Onca deneyimlemenin ardında yeni birşeyle lazım mide kıpırtılarıyla dolaşırken bir anda tam GERÇEKLİĞİ buldum bir anda.
Hemde öyle ne meditasyonda ne dizimde ne eğitimde basbayağı bildiğimiz nefes aldığım bir anda.
İlkini biraz ürkek bitirdiysemde ikincisinden çıkıp Ülker’e söylediğim cümleyi hatırılıyorum. “Kızım sen gerçekmisin yaaa” J ve evet gerçekten mutheşem 35 imi yaşarken hayatıma bu kadar gerçek birşey girdiğine okadar mutluyumki. Çünkü anladımki herşey hayatı içine çekmekle başlıyor.
İkinci , üçüncü derken dördüncü seansımda gerçek bir melek olup uçtum. Çok ütopik gelebilir size ama nefesi içime çektikçe ve verdikçe devinimini tam bir kanat çırpma deneyimi olarak yaşadım.  Çektiğim nefesle kanatlarım açıldı verdiğimle kapandı. Seansım bittiğinde Ülker’e söylediğim ilk şey bunu sende yaşamalısın oldu. Hatta bunu herkes yaşamalı... nasıl olur bilemem ama herkes için diliyorum böyle bir deneyimi... öz olmak, özgür olmak, iç olmak içinde olmak... evrenin sonsuz enerjisininin akışını, Tanrı’nın meleklerini gerçekten içimde hissetmek bu güne kadar yaşadığım en gerçek  deneyim oldu.
Ve sonra onca açılımı yaşayıp bir farkındalık sıçraması yaşayınca Bars’larla tanıştım. Başladım yargıları iptal etmeye , et et bitmezmi bunlar . Ettikçe yenileri çıktı ettikçe yenileri çıktı ama yılmak yok iptal etmeye devam ediyorum.  Sağlıklı yemek tarifleri yazdığım bir blogum var en sevdiğim cümledir;  Ruhunuzu hafifletin, bedininiz hafiflesin ve şimdide zihnimizi hafifletecek reçeteyi yazılmış önümde buldum J 
Teşekkür ediyorum etmesine ama yeterli hissetmiyorum açıkçası J Benim gerçek meleğim Ülker oldu.
Önce onu bana gönderdiği için Yüce Yaratana teşekkür ediyorum. İyiki bu kadar merak etmişim ve bulmuşum meleğimi.
Meleklerle ilgili okuduğum uyguladığım onca şeyden sonra bu deneyim beni melek enerjilerine daha da bağladı. Hatta en çok hoşuma giden şey sürekli melekleri insanlara anlatmak oldu. “Sizde okuyun, sizde uygulayın” “ Gerçekten işe yarıyo... gerçekten” J Artık arkadaşlarım yolda önüme çıkan tüylere çığlık atmama alışmışlardı.
Çok sevdiğim bir arkadaşıma bebeğiyle ilgili meleklerden yardım istemesi konusunda o kadar çok konuştum ki artık bende onun için onunla birlikte onca şey istedim.
Bir sabah beni arayıp telefonu “Meleğiiiiiim J ne yaptıysan hergün yaparmısın benim için” diye açtı. Bu kadarmı diyebilirsiniz ama bunu duymak benim için oğlumun akşam kafası yastıkta “iyi geceler annecim seni çok seviyorum” demesiyle eş değer bir heycandı.  Ben birileri için vesile olabilmiştim. Bundan daha iyi nasıl olur? J Bundan daha iyi nasıl oluruz?
Önce Tam Bizlik bişey bulduk sonra Ezberi Bozduk ;) 12yi listelemeye baladık J Şimdi sıradaki ;)
Hazır olun uçucaaazzzzzzz
Seni Seviyorum, İyiki varsın...
Rifka